Seninle yaşadıklarımız unutulmazlar
Elele tutuşmuştuk
Sahilde gezip durmuştuk
Beni kıskanmıştın
Bana aşkım demiştin
Sana güzel sözler yazmıştım
Gözlerinin içi gülmüştü…
Güzel saatler geçirmiştik seninle
Bir daha olunmaz mutlu öyle…
Kimsede bulamıyorum sende bulduğumu
Bana senden başka bir yar yok.
Ne hallerdesin şimdi
Kiminlesin şimdi?…
Ne vakit görsem seni
Elim ayağıma dolanır
Konuşamam,
Sesim titrer
Seni düşlediğimde bile…
Hele bir de gözgöze gelirsek
Gözyaşlarına boğulurum
İlham perim benim…
Sen orada, ben burada
Yok gelecek gücüm oralara
Senleyken bambaşka bir alemdeyim
Belemir’im, en güzel aşkım benim…
Seni unutmak için verdiğim çabalar hep boşa
Beceremiyorum işte, sensin bir tek aklımda…
Aşk deyince bile
Adın gelir aklıma
Gözümden düşen damlalar
İfade eder, söyler,
Der ki yüreğim kanar.
Bir mozaiğim ben
Biraz inanç, biraz hüzün
Biraz sen, azıcık da ben…
Umutlarım, hayallerim
Yalnız sensin Belemir’im…
Gitsin artık ilham perisi
Gelsin yerine dilek meleği.
Semavi dinlerde bildiğimiz gibi öldükten sonra kötülüklerin cezaları ile iyiliklerin ödüllendirilmesi yapılan bir yer var. Dünyanın kendisi içerisindeyken bir his ilk duyulduğunda (mutluluk, acı, zevk gibi) sonsuza dek sürmez. Birşeye sevinmemiz pek uzun sürmez. Bir maddi eşyaya verilen değer azalabilir ki bu çoğunlukla olmaktadır. Ya da bir kişiye karşı duyulan aşk, sevgi azalabilir. İnsan fazla ilgiden sıkılıp bunaldığında olur bu. Ulaşılamayan güç olandır.
Peki cehennem için düşünürsek bir insan yana yana artık yanmaya alışmaz mı? Ateş onu etkilememeye başlamaz mı?
Cennet için düşünürsek bir insan istediği herşeye kavuşunca, her istediği şey düşününce anında gerçekleşirse bundan sıkılmaz mı? Yani her türlü isteği kabul edilip yerine getirilken bir çocuk nasıl büyüdüğünde hayattan zevk alamazsa, cennette de bu durum böyle olmaz mı? İnsanları çabucak baymaz mı?
Benim yanıtım bu son iki soruya evet. Bu yüzden de rahatlıkla anlayabiliyorum ki cennet sadece Musa, İsa, Muhammed ve benzerlerinin sadece kendi fikirlerini toplum benimsesin diye bu fikirleri benimseyince cennet denilen bir yere gidileceğini söylemişlerdir. Yalandan ibarettir. Gerçek olsaydı böyle olmazdı. Daha büyük düşünceleri kapsardı. Benim böyle sormama gerek kalmazdı gerçek olsaydı…
Zafer yakındır!
Adım adım geliyoruz
Ayak seslerimizi duymaya başlıyorlar.
Zafer yakındır!
Bizler durmuyor
Ruhsal gelişmimizi sürdürüyoruz.
Zafer yakın!
Bizden çok korkuyor
İlerleyip gelişmemizi istemeyenler.
Zafer yakın!
Enki’nin adını
Herkes duyacak yakında…
Zafer yakındır!
Her bir adımda
Daha çok güçlenip büyüyoruz!
Zafer yakındır!
Bizler öncüsüyüz
Büyük bilgi yolunun…
Zafer yakın!
Onlar veya bunlar
Bizi asla durduramaz, bastıramazlar!
Zafer yakın
Atılan her adımda
Daha da büyüyor ayak seslerimiz!
Zafer yakın!
Merak etmeyin
Bitecek bu zulüm…
Zkaty
O veya buydu önceleri
Tanımayıp bilmediklerimdi elele gördüklerim.
Ama önce duydum
İstemesem de inanmak
Gidip kendim gördüm sonra
Sarmaş dolaştı onla.
Anlatamıyorum
Beynim infilak edecek gibi
Aşırı yükleniyor
Resetlemem gerekiyor.
Silindi hafıza
Anlattığımdan başka
Kalmadı pek bir veri.
Tek bildiğim, tek düşündüğüm
Olunca o olay
Ve olmadıından antivirüs
Yaşadım sessiz bir çöküş.
Format gerekti sonra
Ve atıldı da
Başladım sonra yeni hayatıma…
Karanlık hep varolduğundan
Ya da varolabileceğinden
Sevmez onu
İnsanların büyük çoğunluğu.
Halbuki çok ışık
Kötü olmuştur daima siyahtan.
O babası renklerin
Efendisi onların
Her tonu güzel olan
Tek ve ilk renk o, Siyah!
Beyazın üzerinde
Yazı oldu siah renkte
Ve bir de bilgiyle gelince
Kötülendi siyah renk de.
Enki, Bilgi, Siyah, Gerçek
Göremeyenler olsa da işte bu gerçek!
İlgi çekici, süper
Ve daha neler neler
Tüm iyi nicelikler
Senin olsun Şeytan!
Kötülediler seni
Gereksizlerin hepsi
Lanet olsun onlara
Var ol sen Şeytan, var ol!
Yok edemezler seni
Senle olan bizleri
İsterse çok zor olsun
Yine de Şeytan deriz!
Yok edemezler bili
İnsanın bilgisini
Sen gösterdin doğruyu
Var ol sen Şeytan, var ol!
Senleyiz biz hepimiz
Seninle bir bütünüz
İsyanla bildik Sen’i
Var ol sen Şeytan, var ol!
Zkaty derlerdi ona
Alışkındı yalnızlığa.
Bir yazardı o ve hep yazardı
Mutluluğuydu yazılar
Bırakmazdı elinden kalemini
Eksik etmezdi kitaplarını.
Önceleri okurdu
Bulabildiği şeyleri
Sonra da kendi başladı yazmaya
Aklında, hissinde ne varsa.
Şiir yazdı bazen
Bazen de hikaye.
Fikir yazısı da
Oldu Zkaty’nin.
Halk ozanı oldu
Kurgu hikaye fanı.
Düşünce adamı bile
Oldu Zkaty.
Ne siyasi fikri aynıydı çoğunlukla
Ne de düşünceleriyle inancı.
Uymadı ne o başkalarına
Ne de başkaları ona.
Ama gerçekti O
O ve inancı gerçekti.
Ama olmalıydı
Zkaty ve isteği olmalıydı.
Eşitlik istedi o
Zenginler olmasın
Aynı olsun herkes
Hiç yoksul kalmasın.
Ama eleştirildi o
O ve fikirleri,
O ve inandığı
Yok edilmek istendi.
Ama yok o ve inancı burada
O yılmadı, yılmaz da…
1 Mayıs bugün, İşçi Bayramı
Aynı zamanda çiçek bayramı
Sıcaklar getirirken baharı
Kutlanır bu ikisi güzelce.
Ama verilmedi Taksim bize
İzin verilmedi bir mitinge
Ama yine Taksim’deyiz işte
Engellenemeyiz biz.
Fakir ezildi yok sayıldı
İşçi denip yoksul kılındı
Gereken antiemperyalizmdi
Susmayıp tepki göstermekti.
Ama verdiğimiz tepkiyi
Alamadı, anlamadı halk
İstemeden de olsa o da
Destek oldu maddi kutuplaşmaya.
Kapadılar köy enstitülerini
Sattılar ABD’ye İncirlik’i
Açtılar binlerce imam hatibi
Bizi sömürmek tek hedefleriydi.
Ama susmadık ve susmayacağız
İşçiyiz, hakkımızı savunacağız
Eşitliği getiremesek de
Bırakmayız 1 Mayıs’ı da…
Hep tek
Tek hep
Neden böyle?
Sorular neden cevapsız?
Neden asılı havada?
Birisi cevaplasa…
Niye doğruları söyleyenler azaldı?
Niye birbirinin kuyusunu kazıyor herkes?
Niye eskisi gibi değil bu dünya, lanet olası?
Niye, neden, kim?
Neden aşk değil de kin?
Soru sorup merakı gidermeye mi
Yoksa aptalca inanmaya mı geldik dünyaya?
Neden doğruyla tanrı eşanlamlıyken
Gerçek doğrular şeytan’ın olarak anıldı?
Neden inanmamak suç?
Neden iyilik sevap karşılığında?
Neden?
İnsanlar bilmediğini bilmeyenlerle değil de
Bilmediğini bilmek isteyeni istemezler?
Neden …
Duygusal melodilerde
Ben değil gözyaşlarım oldu hakim.
Saçmasapan fiillerdeyim
Biliyorum, çok bencilim
Yanımda olman tek dileğim
Karmaşık hislerdeyim.
Seni söylerken minörler
Aldı beni sert majörler.
Sarhoşum alkol almadan
Ruhum yanında ölmeden.
Taptım ben sana
Sonra vardım imkansızlığa.
Ne garip değil mi?
Sen bana aşkını anlatıyorsun
Gitti o diyor, ağlıyorsun
Ben de teselli ederken seni
Ve içten içe bilirken onu sevdiğini
Gözyaşlarına boğuluyorum
Senden daha çok ağlamaya başlıyorum
Şaşırıyor ve soruyorsun
Sen niye bu denli ağlıyorsun
İçimden seni sevdiğimden
Ağzımla sana üzülüyorum diyorum.
Ne garip değil mi
Sen beni en yakın dostun
Ben seni sevgili olarak görüyorum
Lanet okuyorum yine hayata
Sonrasında da aşka.
Yaralıyım vurulmadan
Sevgiyim sevilmeden.
Yazdıklarımın bir anlamı olsa
Yarardı bir ota
Ve bakardın sen de bana.
Gönlüm ve aklım bir oldu
Senden başkası yok oldu.
Sendeyim an be an
Farketmez geçse de zaman…